Miyom Nedir ve Neden Oluşur?
Miyomlar kadınların yaklaşık %30-50'sinde yaşamın bir döneminde saptanır. Çoğu zaman herhangi bir semptom vermez ve rutin jinekolojik muayene sırasında tesadüfen fark edilir.
Oluşumunda genetik yatkınlık ve kadınlık hormonları olan östrojen ile progesteron seviyeleri önemli rol oynar. Bu nedenle menopoz sonrası hormonal seviyelerin düşmesiyle birlikte miyomlar genellikle küçülme eğilimi gösterir.
Miyom Tipleri ve Yerleşim Yerleri
Miyomlar rahmin hangi tabakasında yer aldıklarına göre sınıflandırılır. Semptomların şiddetini belirleyen ana etken miyomun boyutundan ziyade yerleşim yeridir:
- Submüköz Miyomlar: Rahmin iç boşluğuna (endometriyal kaviteye) doğru büyür. En az sıklıkta görülmekle birlikte en çok kanama ve fertilite sorununa yol açan tiptir.
- İntramural Miyomlar: Rahmin kas duvarının içinde gelişir. En sık görülen formdur; rahmin büyümesine ve adet kanamalarının uzamasına sebep olabilir.
- Subseröz Miyomlar: Rahmin dış zarına doğru büyür. Genellikle kanamayı etkilemez ancak çevre organlara (mesane veya rektum) bası yaparak ağrı veya sık idrara çıkma oluşturabilir.
En Sık Görülen Belirtiler
Pek çok miyom sessiz seyrederken, bazı kadınlarda yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyen şikayetlere neden olabilir:
- Aşırı, pıhtılı veya uzun süren adet kanamaları (Menoraji)
- Kanamaya bağlı gelişen derin kansızlık (demir eksikliği anemisi) ve halsizlik
- Alt karın ve kasık bölgesinde dolgunluk, baskı hissi veya kronik pelvik ağrı
- Mesane basısına bağlı sık idrara çıkma veya idrar torbasını tam boşaltamama hissi
- Cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni)
Tanı ve Ultrasonografik İnceleme
Miyom tanısı temel olarak jinekolojik pelvik muayene ve transvajinal/transabdominal ultrasonografi ile konur. Ultrasonografi ile miyomun boyutu, sayısı ve anatomik yerleşimi yüksek doğrulukla belirlenir.
Gerektiğinde submüköz miyomların net ayrımı için Salin İnfüzyon Sonografisi (SİS) veya manyetik rezonans görüntüleme (MR) yöntemlerine başvurulabilir.
Tedavi ve Takip Seçenekleri
Her miyom ameliyat gerektirmez. Tedavi planı; hastanın yaşına, şikayetlerinin şiddetine, miyomun büyüme hızına ve gelecekteki çocuk istemine göre kişiselleştirilir.
Semptom vermeyen küçük miyomlar 6-12 aylık periyotlarla ultrasonla izlenir. Aşırı kanama, hızlı büyüme veya bası şikayetleri olan olgularda medikal tedaviler, histeroskopik veya laparoskopik miyomektomi (yalnızca miyomun çıkarılması) gibi cerrahi yöntemler planlanır.
